Hüthüt’ü dinle, Simurg ol. Güneş Akrep’te.

Rivayet o ki…

Kuşlar meclisi toplanmış. Yaşadıkları acılardan bir bir dem vurmuşlar. Sıkıntılarını ortaya dökmüşler. Durumun vahimliği üzerine ne yapacaklarını bilemez halde, kendilerini başsız, yolsuz, amaçsız, isteksiz hissettiklerini ve çaresiz kaldıklarını dile getirmişler. İçlerinde kimler kimler yokmuş. Güle aşık bülbüller, yükseklerin kralı kartallar, rengarenk tüylü papağanlar, bilge baykuşlar, en iyi gündüz avcısı şahinler, dudular, kumrular ve daha bir çoğu. Bir de Hüthüt.

Her şey mi kötüydü, hiçbir çıkış yok muydu, ne olacaklardı derken bu çaresiz gürültünün içinde Hüthüt söz istemiş. Demiş ki :

“Yola koyulalım. Buradan gidelim. Yollarda buluruz çaremizi.”

Kuşların her biri Hüthüt’ün önerisine karşılık merakla sormuşlar : “Yolun sonunda nereye varacağız”

Hüthüt, kuşlar meclisinin ve dahi kendisinin de hiç tanımadığı ve bilmediği bir şeyden bahsetmiş. “Kuşların şahı var, SİMURG” demiş. Meclis, hep bir ağızdan sormuş : “SİMURG da kim?”

“Kuşların şahı” demiş, Hüthüt. “Kaybettiğimiz amacımızı bize gösterecek olan, bizim çaremiz, başımız, şahımız o. Yola koyulalım, onu bulalım” demiş.

Kendi aralarındaki konuşmalarla gürültüler artmış, karar vermeye çalışmışlar. Bazıları Hüthüt’ün önerisini kafalarında soru işaretleri de olsa şu anki durumlarına nazaran mantıklı bulmuşlar. Bazıları ise bulundukları yerin daha güvenli olduğunu düşünmüş, öneriyi kabul etmemişler. Hüthüt tekrar söz almış :

“Yol uzun, çileli. Yönümüz Kafdağı. Biz yoldayken başımıza neler gelir bilmiyorum. Ama yedi gök aşacak, yedi dağ geçeceğiz ve Kafdağı’na varacağız, şahımızı bulacağız.”

Kuşlar meclisinden kalanlar kalmış, gidenler yola koyulmuş. Çileli yolda yorulup geri dönenler, hastalananlar, geçmişini özleyenler, umudunu yitirenler devam edememiş olsa da, SİMURG’a varmak uğruna, bilinmezliğe ve her türlü zorluğa rağmen uçmaya devam eden otuz kuş yolundan dönmemiş. Hüthüt’ün rehberliğinde uçmuşlar da uçmuşlar. Kafdağı’na vardıkları zaman ne göreceklerine dair hiçbir fikri olmayan Hüthüt, arkadaşlarının güçlerinin artık kalmadığını gördüğünde, müjdelemiş :

“İşte” demiş “Kafdağı şurası, göründü”.

Kuşlar kalan son güçleriyle kanatlarını Kafdağı’nın üzerine çırpmışlar. Varmışlar ancak, SİMURG görünmemiş onlara. Her biri sormuş “Nerede Simurg”. Hüthüt bu yola çıkarken tek bir şeye inanıyordu, “o dertli halden derhal çıkmak, yola koyulmak, yeniden başlamak”.

İşte demiş Hüthüt, “SİMURG orada !”

Kafdağı’nın ardı anlatılanlardan daha da güzel, gördükleri en berrak göl, yeşilin her tonundan bir cennet mekan. Kuşlar gördükleri güzellik karşısında gölün üstünde uçadururken, kendi yansımalarından başka hiçbir şey görmemelerine rağmen, bu cennet mekanda birlikte ve en hür hissettikleri anın keyfini çıkarmaya başlamışlar. Ve fark etmişler ki, gölün üzerindeki kendi yansımalarından anlamışlar ki, onlar kendilerini bulmuşlar. Otuz kuş yollarda karşılaştıkları her türlü dert, çile, açlık, susuzluk ve daha yaşadıkları bütün zorluklara rağmen, küllerinden yeniden doğmuş, kendilerine varmışlar. Her biri kendinin şahıymış zaten, her biri SİMURG’un ta kendisiymiş…

*             *             *             *             *             *             *             *             *             *             *

Hz. Süleyman’ın postacısı da derler, Zeus’un habercisi de, Hüthüt’e. Rehber kuş diye geçer masal ve rivayetlerde. Simurg’a giden yolda kuşlara yol göstermiştir. Yedi dağ aşmak kolay iş değildir. İsteğin olacak, aşk-tutku duyacaksın, marifetlerini ortaya koyacaksın, gönlünü tok tutacaksın, bir’lik içinde olacaksın, şaşıra şaşıra ilerleyeceksin, yokluk da göreceksin ama sonu bekadır. İNANIRSAN !

23 Ekim 2017’de Güneş, Akrep seyrine başlayarak sana diyecek ki, “HÜTHÜT’ü dinle, SİMURG ol”. Hüthüt’ün Simurg’a ulaştığı çileli yolda olduğu gibi, biz de yeni yolumuzda, sakladığımız, görünmeyen karanlık taraflarımızı dahi sahiplenerek bizi yeni bizle buluşturacak olan dönüşümün peşine düşeceğiz. Düşmelerin ve hatta ölmelerin bile engel teşkil etmediğini fark etmenin dayanılmaz hafifliğine selam olsun. Kafdağı’nın cennet aydınlığına ulaşmak için AKREP’in mevsiminden faydalanamayacaklar da olacaktır aramızda. Aynı yerde, aynı halde kalmayı seçenlere iyi şanslar. Kendi kötü karanlıklarını su yüzüne çıkaracak cesareti yürek cebinin en derininde taşıyanların ışığı hiç sönmez ya, ben yine de, gerekirse ölümle dönüşmeyi göze alan, en çekirdek diplerden en göğe uzanacakları yola cesaretle düşenleri alınlarından öper, rehberlerinin hüthüt, yollarının ışık olmasını dilerim.

Tüm Akrep’lerin doğum günü kutlu olsun.

Çağla AKGÜN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s