Seviyorum, öyleyse şüphesiz zenginim !

Büyüklüğü tarifsiz Jüpiter ile sevgide davetkar Venüs buluşuyor. Sarmaş dolaş olmuşlar, bütün bereket kapılarını ardına kadar açıyorlar. Gelecek zaman kiplerinde kurduğumuz bütün keşke cümlelerine belki de bir adım uzaklıktayızdır. Bu kavuşum bize dile benden ne dilersen diyecektir ancak, evrenin harekete cevap verdiğini unutmamamız gerekiyor. Olmamız gereken haller var. Şimdi bu gökyüzünün iki iyicil gezegeni karşımıza geçmiş, bize soracaklar :

Jüpiter : Zenginlik ister misin ?

Venüs : İster misin sevmek ?

Konu zenginlikse işin ucunu Jüpiter’e dokundurmadan olmaz. Çünkü Jüpiter’in dokunduğu büyür. Abartılı bir büyümedir o. Sevinç dediğin şeyin etkisini saç diplerinden parmak uçlarına hissettirir. Bereketinden sual olunmaz. Sınırları olmayan yaratıcı gelmelidir akla, öyle bir büyüklük. Neşesinden, gülümsemesinden, iyicil enerjisinden, anlarsın birine dokunmuş mu dokunmamış mı ve biliyor musun her şeye rağmen sebepsiz kocaman kahkaha atabiliyorsan, hissedersin Jüpiter’in elini omzunda. Öncesi umut, sonrası zenginliktir onun.

Herkesçe güzel olandır Venüs. Çünkü, bulutlu havadan, fırtınalı atmosferden, huzursuzluktan kaçar o. Uyum arar, keyif arar, aşka meşke çekilir. Tam da bu yüzden güzelliğin tanımıdır. Gülüşü insanın içinde çiçekler açtıran, göreceli falan değil, bildiğin göğsünden huzur ve hayat taşan kadının kendisidir Venüs. Şifaya da maddeye de nasıl baktığını anlattığından, yerleştiği yerdeki zenginliğin belirleyicilerindendir. Ederini belirler bütün adamların, bütün kadınların. Değer biçme şeklidir.

Bu iki gezegen sarmaş dolaş buluştuğunda -ki bu senede bir kez olur-, mutlaka bir iyimserlik çöker ruhlara. Abartarak sevesi gelir insanın. Bilirsin, ne kadar seviyorsan çiçeği, ağaç dalını, dalgaları, bulutları, insanları o kadar zenginsindir. Zenginlik bir oluş halidir, yürek kocamandır. Mesela sesini sevmektir akan şelalenin ya da bir Sezen Aksu şarkısında iyi anmaktır kadını ya da adamı. Çay var içersen diyebilme samimiyetidir, ve bir fincan kahvedeki hatırdır, gönüldür zenginlik. Bir kedinin paçalarına sürünmesine tepki olarak başını okşayasın geliyorsa zenginsindir. İyi yaşamak için, paylaşmak için kullandığın araçların gerçekten bir araç olduğunu ne kadar biliyorsan o kadar zenginsindir. Kalp cebindeki şişkinliktir zenginlik. Yani, sevesimiz gelmiş diyorum, Jüpiter bunu büyütecek diyorum, bu fırsat kaçmaz diyorum.

Ama…

Jüpiter ve Venüs’ün sorduğu soruların cevabı öyle basit “evet”ler olamayacaklar. Çünkü AKREP formunda soracaklar ve bu krizlere karşı dik durabilmeyi gerektirir. Çok delici, yakıcı, dönüştürücüdür Akrep. Akrep’in evi toprağın altıdır, çünkü bilir ki doğum da ölüm de ordadır. Attığı bakışın altında kalıverirsin onun. Yani, dayanıklılığın ölçülecek. Eğer hayallerine hak ettikleri değeri vermezsen zayıfsındır ve ulaşamazsın. Öle dirile istemek, örtünün altındaki her şeyle yüzleşebilme cesareti gösterebilmek, hasretini çektiğine kendin gibi her daim sahip çıkabilmen istenecek. Ayaklarını yere vura tepine tutturmaktan bahsetmiyorum. Sevmek de, zenginlik de özgürdürler. İstediklerine ulaşmanın yolu, düşlerinin içindeki kendini tüm detaylarıyla hissederek seyredebilmekten geçer ve sen bu filmi her gün yaşadıkça daha da yaklaşırsın. Ne kadar istersen o kadar ol’ursun. Şu an, Jüpiter ve Venüs’ün ardına kadar açtığı kapıdan içeri “EVET” diyerek girebilmek için vazgeçtiklerine selametle niyet etme vaktidir :

Şimdi ve burada, güvende ve kalbime tam teslim olmaya hazırım.

Arınmaya gönüllüyüm.

Şifa için kabuk değiştiriyorum.

Önce ölüyorum, sonra yaşamayı seçiyorum.

Çok seviyorum. Kendimi, seni, vazgeçtiklerimi, seçtiklerimi, gördüğüm her şeyi.

İstiyorum sevmeyi, sevilmeyi, zenginliği.

Çok mu sıkıştın, yeter mi artık, bu değersizlik hissinin daha dibi yok mu ? An öyle bir an ki, toprağın altındaki tohuma ulaştı ulaşacak can suyu. Zenginliğin ham maddesinin sevgi olduğunu en derinden hissedersen, elleri göğe kaldırıp da gönülden dilersen, kalbinin en derinindeki karanlıkları görür de dönüştürmeye niyet edersen , kendinle ve sevdiklerinle sevişirsen, 13 Kasım 2017 haftası açık kapılardan içeri bir Akrep derinliğinde tutkuyla girersin ve bir bakmışsın düşlediğin kişinin ta kendisini doğurmuşsun.

Dönüşmeli. İstemeli. Sevmeli. Sevmeli. Sevmeli…

Unutmayın, evren harekete cevap veriyor. Eylemleriniz sımsıcak olmalı, bitmek bilmeyen heves ve tutku içermeli.

Seviyorum, öyleyse şüphesiz zenginim.

Çağla Akgün

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s