Satma ruhunu güzel Aphrodite ! Yeniay Boğa’da !

Venüs’ü nasıl biliriz ? Güzellik, esenlik, mutluluk, huzur, aşk, bir gülüş, bir sevgi dolu bakış, tensel ve ruhsal sevgi, bereket, kadın, işve, cilve, zarafet.

Aphrodite o ! Bazen sabah yıldızı, bazen akşam.

Ne çok sıfatı var. İnsana ahenk ve uyum, huzur ve mutluluk getiren küçük iyicilimiz gökyüzündeki. Ve lakin, pek çok mitte o kadar enteresan hikaye ile karşılaşıyorsunuz ki, insan şaşırıyor. Ama nasıl olur, Venüs hep “aşk”tı, bu olayların içinde adı nasıl geçer ki derken buluveriyorsunuz kendinizi.

Misal; Mısır Mitoloji’sinde Venüs’ü İnanna olarak biliriz. Günün birinde Gılgamış’a aşık olmuş. Aşk teklifinde bulunmuş ama Gılgamış herkese gönül verdiği için bu teklifi reddetmiş. İnanna da Gök Boğa’sını salmış Gılgamış’ın üstüne. Öc almak istemiş, ulaşamadığına kötülük etmiş yani. Venüs ve kin ne alaka diyor insan. Sonra İnanna’nın kardeşi Ereşkigal’le de düşman oldukları belirtiliyor. Biri ışık, diğeri karanlık iki kardeş olarak betimleniyor. Ama Venüs huzurdu, ne düşmanlığı…Yakıştıramıyor insan.

Sonra Aphrodite kocasını aldatıp gizli gizli Ares (Mars) ile buluşup sevişirmiş. Helios (Güneş) yakalamış ve kocası Hephaistos’a haber vermiş. Tanrılara alay konusu olmuş bu kahpelik falan. Ama “sevgi”nin gezegenisin sen, böyle aldatmacaların içinde nasıl yer alabilirsin ki…Konduramıyor insan.

Yeryüzünün ilk güzellik yarışmasında Hera, Paris ve Afrodit yarışmış. Bazı kaynaklarda kullandığı kuşak yüzünden tacı kapmış derler. Çünkü o kuşağı giyindiği anda Afrodit’in büyüleyemeyeceği bir varlık yokmuş yeryüzünde. Mesela Hera bir keresinde Zeus’u büyülemek için ödünç almıştır bu kuşağı ve Zeus aklını kaybedecek kadar büyülenmiş de gerçekten.

Babil mitolojisinde de, Venüs’ü İştar olarak görüyoruz. Gelenek olarak kadınların hayatta bir kez özgür aşka teslim olması falan var. Bir tapınakta sıra sıra oturuyorlar, erkek gelip beğendiği kadının önüne gümüş para atıyor ve bedensel aşka davet ediyor. Hem aşk hem para kazanıyor İştar.

Bu “aşk” ve “para” biliyorsunuz, nefsimizi en zorlayan konular. Venüs göründüğü kadar masum değil anlayacağınız. Astroloji’de de kendisi maddi ve manevi değerlerimizi anlatıyor. Jung, psikolojik olarak incelemesinde gölge yönüyle Venüs’ün zevk düşkünü, acımasız, gaddar ve aldatmaya müsait özellikleriyle yüzleşmedikçe bütün olmayı başaramayan insan tipine de dem vurmuştu zaten. Haksız olduğunu sanmıyorum. Venüs’ün özü iyi belki ama o öze ulaşırken kendini düşürmesi gerekmiş belli ki. Işık ve karanlık kardeş olarak işlenmişse mitlerde, bir orta yol, bir denge bulmakla yükümlüydü belki de.

Niye Aphrodit konumuz oldu, ve neden bu küçük iyicil Venüs, bu kadar itibarsızlaştırıldı bu yazıda ? Çünkü 5 Mayıs 2019’da Boğa Burcu’nda gerçekleşecek olan Yeniay haritasına baktığım zaman, içimizdeki Venüs’ün tuzaklara düşme ihtimalini gördüm de ondan.

Dünyevi konularda güven aradığımız bir yeniay yaşıyoruz. Bu da demek oluyor ki, maddi konularda kendimizi yeni bir şeyler kazanmak için tetikleyebiliriz. Boğa’nın işin içinde olduğu herhangi bir gökyüzü olayında risk almayız ama yeniay yöneticisi Venüs’ün zararlı bir burçta konumlanıyor olması, bence Venüs’ün diğer yüzüne dikkat etmemiz gerektiğine dem vuruyor.

Venüs diğer yüzüyle nefsine yenik düşebilir. Para için olmaz işlere girebilir. Her türlü ikili ilişkilerde güven vadetmeyebilir. Bu sebeple başlattığımız her neyse, işin içinde şeffaflık barındırıyor olması önemli bir gösterge olacaktır. Özellikle ilişkilerde aldatmalı/aldanmalı işlerden bilhassa uzak durmamız gerekiyor. Kazandığımız paranın gerçekten hakkımız olup olmadığını gözetmemiz de gerekmekte. İsteyerek ya da istemeyerek birilerinin hakkını yemediğimizden emin olmamızda fayda olacaktır. Gizli işler çevirmemeli, gizli işlerin içine de dahil olmamalıyız. Büyük karmalar yaratmaya çok müsait bir ortam var gibi duruyor.

Ülkemiz haritasının meclis/parlemento/konseyler/belediyeler ve benzeri yönetsel oluşumlar alanında gerçekleşecek olan yeniay bu alanlardaki yeni adımlara da işaret ediyor olacak. Maddi konularla ilgili çözüm arayışları üretilebilir ancak; kendimizi kontrol edemediğimiz, gizli-kapaklı işlerin içinde de bulabiliriz. Kayıplara açık bir dönem gibi duruyor, para ve finans konularında gündemimizde beklenmedik gelişmeler olabilir.

Yeniay enerjisinde şunun özellikle altını çizmemiz gerek; kontrol edemediğimiz şeylerle karşılaştığımızda kendimize vereceğimiz cevapların bizi tatmin edecek olması mühim mesele. Yani her neyi başlatacaksak hayatımızda, içimize siniyor mu, huzurumuzun kaçmayacağından emin miyiz sorularına vereceğimiz cevaplarımız olumlu ise, bu yeniayın bereketinden faydalanacağız görüşündeyim.

Boğa Burcu’nda gerçekleşen herhangi bir gökyüzü olayının içinde bir “sahip olma” teması vardır kuşkusuz. Sahip olunca kendimizi güvende hissettiğimizi düşünürüz. Her şey göründüğü kadardır ve arkası yoktur. İyi hissetmek isteriz, güzel görünmek, doğanın bahar tadını doyasıya almak, beş duruma hitap eden her şeye erişmek isteriz. İçimizden gelen bu olacaktır bu yeniayda. Ve lakin; estetik, güzel ve paha biçilemez olan, Boğa’nın aynı zamanda zayıf karnıdır. Zenginleşmek uğruna ruhun ihtiyaçlarının önemsenmemesi tuzağına düşmeyeceğimiz bir yeniay olsun dilerim. Sonra “satılık ruh” ilanlarından geçilmez olmasın ortalık.

Çağla Akgün

2 Comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s