13 Ocak’ta Oğlak Burcu’nda bir yeniayımız var. Kendisi çok GERÇEK. Yeniay olduğuna göre de, yeniyi başlatmak için şahane. Yeni GERÇEKLİĞİMİZİ yaratmak için eski gerçekliğimizi yıkarak işe başlamalıyız. Eski gerçekliğimizin bu süreçteki tüm isyanlarına hazır olmalıyız. Gökyüzü reform istiyor, anlamalıyız. Aynılık diye bir şey yok. Neyin yürümediğini, bizi mutlu etmediğini biliyoruz. İçimiz biliyor. Onun zekası, tüm kendimizi kandırmalarımızın üstündedir. Patron zihindir. Emir gelmiştir. Eylemlerimiz fizik bedene inmelidir.

Devamını oku

Kendini gözlemleyip durumdan memnun olmayan, nasıl olacağını bilmese bile artık değişime inanan çoğunluğa bu tutulmanın fırsat bir tutulma olduğunu hatırlatmak isterim. Elbette yenilenirken/kabuk değiştirirken rahatsızlık-huzursuzluk hissedecektik. Ama bu gerginliği daha fazla sürdüremeyeceğimize aydık, çünkü devam edersek sistem göz göre göre çökecek ve kesinlikle çökmemeli. Harekete geçiyoruz ama burası bir bilinmeyen. Ve bilinmeyen, bilinmediğinden korkutucu geliyor olabilir, oysa tam da orası tüm olasılıkların mümkün olabileceği yerdir !

Devamını oku

Kontrolün elimizde olmadığı şu günlerde, yalnızız ve bu soğuk duyguyla baş etmenin yolunun İkizler’i işaret eden gökyüzü sebebiyle NEFES olduğuna inanıyorum. Sinir sistemimiz yanma noktasında olabilir ve onu soğutmanın tek yolunun NEFES’e odaklanmak olduğunu düşünüyorum. Nefes serinletir, sakinleştirir, şu ana odaklar, hücreler arası oksijeni taşır, göğse ve akciğerlere hacim katar, duygusal anlamda teslimiyet sağlar. Hayattır nefes. Her geliş ve her gidişteki tek eylemdir özde. Hayy’dan gelip, Hu’ya gitmektir. Hatırlayın Kanuni’nin sözlerini; “… olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi”. Ondan daha değerli bir şey var mı, özellikle bugünlerde lütfen hiç unutmayalım.

Devamını oku

“Bir ağacın dallarının cennete uzanabilmesi için köklerinin cehenneme ulaşması gerekir” der bir simya sözü. Kendimize yeni cennetler yaratabilmemiz için en derindeki cehennemlerimizi ortaya çıkartabileceğimize inanıyorum. Mars’ın düz hareketine dönmesi ve sevdiği yerde olması insiyatif alabileceğimizi, gereken motivasyonu bulabileceğimizi göstermektedir. Ek olarak, çabamızın evren tarafından takdir edileceğini ve saklı gizli ne kadar hazinemiz varsa ulaşabileceğimize de inanıyorum.

Devamını oku

31 Ekim akşamı Boğa Burcu’nda gerçekleşecek bir dolunay bekliyor bizi. Güneş’in tam karşısında, Ay’ın da tam yanında URANÜS var ve bize büyük sürprizi olacak belli ki. Gökyüzü yeryüzü ile mesajlaşacak. Belli ki gök gürültüsünü duyacağız, çakan şimşekleri göreceğiz, düşen yıldırımlara şahitlik edeceğiz. Belli ki bizi yeniye hazırlıyor yukarısı. Burcumuz Boğa olduğu için hayatımızdaki değerlerle ilgili çok ani farkındalıklar yaşamayı bekliyoruz. Belki bir şey kaybederiz, belki güvendiğimiz dağlara kar yağar, belki düzenimiz bozulur ya da bir yıldırım düşer hayatımızın tam da ortasına. Ya da bir yıldırım aşkı, devrim tadında bir eylem, bir aydınlanma anı da yaşayabiliriz. Her ne olacaksa yaklaşımımız çok kıymetli olacaktır. Kendimizi paralamak, eziyet etmek, kadere lanet etmek bir seçenek. Ya da; hayat bize ne anlatıyor, bizi nereye götürüyor, neyi seçmemizi istiyor diye düşünerek bir bilinç sıçraması yaşamak da diğer seçenek.

Devamını oku

On iki burç içinde neden bir tasarım harikası olan burcu bulur ki bu gerilim ? İnsanın “ama bu haksızlık” diyesini getiriyor. İsyanlarda haksız değiliz. Birbirimize günlerce Terazi zarafetiyle bunu hak etmediğimizi ağlaya ağlaya anlatabiliriz. Küfür kıyametle de değil, kelimeleri özenle seçilmiş eski İstanbul hanımefendileri beyefendileri gibi dökebiliriz içimizi. Ama bunun bize bir faydası olmayacak ne yazık ki !

Devamını oku