Böyle olur bu iş.

Hep kendine böyle varırsın.

Diyeceğim o ki; kendinle anlaşmaya gönlün olsun bu dolunayda.

Sözünüz olsun birbirinize, hep barışık olun bundan böyle. Birbirinden bir daha bu kadar kopmak yok bir daha. İçindeki çocuk öldü mü, sen de ölürsün, kimse kimseyi öldürmesin bir daha. Herkes kendine yeniden doğsun bu dolunayda.

Ve yine kavuştuğun için şükretmeyi de unutma.

Gerisi evrenin işi. Onun mükemmel düzenine teslimiz şüphesiz. Merkür’le Güneş’i kavuşturan bizi de düşlerimize yazmaz mı hiç ?

Devamını oku

Acılar hep sanrılardır aslında. Bizim inatla kalmayı seçmemizden ötürü hep. Olsun, akşam oluverir yine. Birkaç yüz dakika daha uyur, dinleniriz. Sakinleşiriz. Sonra yeni günle tanışırız. Sabrede sabrede alışır, selametine ereriz. Ne istediğimiz bize bizi hatırlatır. 

Ne istediğimizi hala bilmiyorsak şunu yapalım mesela; alıverelim elimize kağıdı kalemi, yapıverelim listemizi. “Hayallerin, hırsın, cesaretin” diyordu bir şarkıda, yazıverelim hepsini, dolduruverelim yeni bizi. 

Devamını oku

KOÇ saf olandır, cesurdur, tanrısal arzunun ilk kıvılcımıdır. Yaşam enerjisini her daim canlı tutmaya programlanmış, geleceğe dönük yüzü ile bizim tam halimizi ayakta tutacak olandır. Düşerse de kalkar, yılmaz. Yeter ki, kalbimizin su katılmamış halini dinleyelim, başlangıcımızı hatırlayalım. Tanrı’nın bize kendinden üflediği ruhun koruyuculuğuna güvenelim. Son verdiğimiz her neyse, o başlangıca ihanet etmeyelim de, ilahi adalete güvenmeyi ihmal etmeyelim de, tekliğine-birliğine-kadim düzenin bir parçası olduğumuza inanalım da, gerisi varsın fırtınalar olsun, gelir de geçer, kışın arkası bahardır zaten, KOÇ ile nasılsa başlar yeniden.

Devamını oku

“Ya hep”, “ya hiç” tadında, karar vermekte sizi zorlayan durumlar yok değil. (!!) Harita yöneticisi Merkür’ün, ölüm gezegeni Plüto ile kurduğu zorlayıcı ilişki, suyun artık kaynadığını ve birçok şeyin eskisi gibi olmayacağını işaret ediyor. (!!) Yapılacak en güzel hareket, içinizdeki adil olabilen sese kulak vermek olacaktır. Şaşmasın adalet teraziniz, gram hak yemeyin, aman diyeyim. Yeni size doğru adımlar atıyorsunuz ve yeni siz, eski sizi gömmeden doğamaz. Hangi tür ilişkiye girmek üzereyseniz bunu göz önünde bulundurmayı unutmayın. Geri dönüşü olmayan adımlar atacak çok kişi olacak bu yeniayda. Her şeyimizi kayıp mı ederiz, yoksa dünden daha mı zenginleşiriz sorusunun cevabı kalp terazisinde. Kefelerinde kin-öfke-hesap-nefret-yarış bulundurmayan korkmasın tabii ki.

Devamını oku

Poseidon’u bilirsiniz. Denizler tanrısı. Gerilip kızdı mıydı, sular seller götürür ortalık. Bir kaostan öbürüne hızı ışık gibidir. Ne olduğunu anlayamayız bile. Üçlü asasıyla o denizleri bir yarar, dünyalar değişir. Neden ? Çünkü değişim gereklidir. İçinden çıkamadığımız her ne varsa tam zamanı ki; bütün setleri devirip, arınarak olması gerekene varmak bir çıkış yoludur. Mevsim de değişecek ya zaten, sonbahara varıyoruz ya, yüklerden arınmak, yeniye temiz adım atmak gerek. Karşılamayı iyi yapmalı.

Devamını oku

Şereflendirilmiş Venüs’üyle göğün dolunay hali hepimize güzellikler getirecek, felaket inanıyorum. Çünkü Venüs sahnedeyse, Jüpiter’le aynı elementteyse, bir de Güneş’in kalbindeyse, can verir, güzellik verir, rızık verir, aşk verir, buna inanıp deneyimlemeden ölmemeli. Jüpiter’in bir çocuğu gıdıkladığını düşün, Venüs’ün bir kadını parlattığını hayal et. Güneş’i kalbine yerleşmiş gibi hisset, Ay’ı gülüşüne sığdır, sonrası AŞK zaten !

Devamını oku

En sevdiğim soru cümlesi : “ben bunu neden yaşıyorum ?”. İnsana kendini gözlemlemesi için inanılmaz kapılar açar bu soru ve hangi kapıdan içeri girersen gir, kendinle yüzleşirsin, duruma kabul verirsin, neyi sevip-sevmediğini anlarsın. Böylece hayatı yeniden seçersin ve geçmişi kabul ederek ve şimdiye gelerek, yüzünü geleceğe çok daha umutlu çevirirsin.

Her zaman yapabiliyor muyuz ? Yapamadığımız da oluyor pek tabii.

Devamını oku

Diyorum ki; hayat değişiyor. Elbette her değişim bir kaosu da içinde barındıracak. Bu hep böyleydi, hatırlayın. Derli toplu bir evin altı üstüne gelmiş ve siz kapıyı çekip çıkarak kaçabilemezsiniz. Kaçtığınız dağınıklık nereye giderseniz gidin arkanızdan gölgeniz olur. Şöyle bir durun, yığınları uzaktan seyredin önce, sakinleşin ve nereden başlayacağınızı düşünün. Size hizmet etmeyen neleri çöp torbasına koymanız gerekiyor, son kullanma tarihini çoktan geçirdiğiniz ve fakat hala ağırlığınca duran her ne/kim/duygu varsa vedalaşın. Şu an bu dünyaya aitsiniz ve hala hayatta olduğunuza göre, kütlenizi koruma güdünüz bilgeliğinizin içinde gizli zaten. Tabii ki bilgeyiz, hepimiz dünyaya gelirken kozamızdan çıkmanın yollarını öğreneceğimizi bilerek geldik. Büyümek için buradayız. An o an ki, kendimizi doğuruyoruz. Ömür boyu hamile kalacağımızı düşünmüyorsunuz herhalde.

Devamını oku