Bu dolunayın burç özelliklerinden kaynaklı iki kritik konusu vardır. Kendinize dürüst davranırsanız fark edebilirsiniz. Birincisi bağımlılıklar. Size iyi hissettirebilirler ancak özde zarar verirler. İkincisi ise kendini kandırmak. Dövüyor ama beni sevdiğinden gibi bir şey bu. Gerçeği özünüz, en masum yanınız çok iyi biliyor, siz orayı terk etme cesareti gösteremezseniz kendinizi kandırmış olursunuz. Olsun ben seviyorum’lar, razıyım’lar, ben böyle mutluyum’lar bu dolunayda kaybettirir. Hem zaman hem de sağlık kaybettirir. Dahası, değerinizi, bereketinizi de kaybettirir. Her iki kritik konu doğru yönetilemezse sonuç hüsran olacaktır ve Astraea fısıldayacaktır; “ben demiştim”.

Devamını oku

Eğer bir acıdan kaçınamıyorsak o acıyı çekmeyi öğrenmeliyiz. Dünyaya da, kendi yaşamımıza da armoni açısından bakarsak, seslerin her zaman uyumlu olmadığını, bu armonik yapı içerisinde hoş tonların da, sert tonların da, diyezlerin de, bemollerin de duyulduğunu, bazı seslerin yumuşak ve rahatlatıcı, ötekilerininse rahatsız edici olduğunu görürüz. Eğer bir müzisyen yalnızca bunların bazılarından hoşlanırsa nasıl şarkı söyleyebilir ? Müzisyen bu ses ve tonların hepsini birden kullanmayı, bunları bir araya getirmeyi bilmelidir. Biz de yaşamımızdaki iyi ve kötü şeylere böyle bakabilmeliyiz; çünkü iyi şeyler de kötü şeyler de aslında aynı özdendir, bizim yaşamımıza aittir

Devamını oku

Bir şey patlar, yangın çıkar, bir doğal afet izleriz, savaş çıkar, ateş edilir, silah patlar, uçak düşer, bomba düşer, bir yerimiz kesilir, ölürüz, ölürler, soğuk gerçekler yüzümüze çarpar, soğuktan yanarız, yanardağ patlar, bitki örtüsü ölür, hava durumu hasta eder, bağışıklık düşer, otorite sarsılır, eski ölür, canlıyızdır ama üzerimize toprak atarlarmış gibi olur. Ne bileyim, kıyametten önce yaşanan cehennem gibi. Belki de kıyamet kötü bir şey değildir, ama cehennem kötü bir şey. Böyle bir şey olur, seni sana inanmaya iter, kendin olmaya teşvik eder, eski senden eser kalmayacak, memnun olduğunu sandıklarından bile seni kopartacak bir şey olur. Hoop, değişir her şey. Değişir, böyle pat diye.

Devamını oku

Kendini gözlemleyip durumdan memnun olmayan, nasıl olacağını bilmese bile artık değişime inanan çoğunluğa bu tutulmanın fırsat bir tutulma olduğunu hatırlatmak isterim. Elbette yenilenirken/kabuk değiştirirken rahatsızlık-huzursuzluk hissedecektik. Ama bu gerginliği daha fazla sürdüremeyeceğimize aydık, çünkü devam edersek sistem göz göre göre çökecek ve kesinlikle çökmemeli. Harekete geçiyoruz ama burası bir bilinmeyen. Ve bilinmeyen, bilinmediğinden korkutucu geliyor olabilir, oysa tam da orası tüm olasılıkların mümkün olabileceği yerdir !

Devamını oku

Kontrolün elimizde olmadığı şu günlerde, yalnızız ve bu soğuk duyguyla baş etmenin yolunun İkizler’i işaret eden gökyüzü sebebiyle NEFES olduğuna inanıyorum. Sinir sistemimiz yanma noktasında olabilir ve onu soğutmanın tek yolunun NEFES’e odaklanmak olduğunu düşünüyorum. Nefes serinletir, sakinleştirir, şu ana odaklar, hücreler arası oksijeni taşır, göğse ve akciğerlere hacim katar, duygusal anlamda teslimiyet sağlar. Hayattır nefes. Her geliş ve her gidişteki tek eylemdir özde. Hayy’dan gelip, Hu’ya gitmektir. Hatırlayın Kanuni’nin sözlerini; “… olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi”. Ondan daha değerli bir şey var mı, özellikle bugünlerde lütfen hiç unutmayalım.

Devamını oku

“Bir ağacın dallarının cennete uzanabilmesi için köklerinin cehenneme ulaşması gerekir” der bir simya sözü. Kendimize yeni cennetler yaratabilmemiz için en derindeki cehennemlerimizi ortaya çıkartabileceğimize inanıyorum. Mars’ın düz hareketine dönmesi ve sevdiği yerde olması insiyatif alabileceğimizi, gereken motivasyonu bulabileceğimizi göstermektedir. Ek olarak, çabamızın evren tarafından takdir edileceğini ve saklı gizli ne kadar hazinemiz varsa ulaşabileceğimize de inanıyorum.

Devamını oku