9 Şubat Pazar günü saat 10:33’te AY tam halini alıyor, ASLAN Burcu’nda bir dolunay gerçekleşiyor. Buram buram ateş enerjisi hakim olacak gökte. MARS ise başrolde.

Yükselen KOÇ, “başlat” komutu veriyor.

Dolunay ASLAN, “yarat” cesaretinde.

MARS YAY ise “hevesini takip et, hareket et, inandığının arkasından git, almaya yakınsın” der gibi enerjiyi katmerliyor.

Devamını oku

KOVA Burcu’nda gerçekleşecekse tutulma, kendi fikirlerimizin bizi özgürleştireceği kesindir. Ve KOVA bu ideallerinin peşinde yanında tek bir şey tutar : UMUT ! Her kim ki, kendilerini özgürleştireceği fikirlere tıpkı PROMETHEUS’un zincire vurulmasına rağmen sahip çıktığı gibi yaklaşırsa, ideallerinin peşinde geleceğe umutla bakarsa, bugünü kurtaracaktır. Ve bugünü kurtarmak yarını kazanmaktır ! Şu anımızı problemlerimiz üzerinde durarak değil, umutlarımıza odaklanarak yaşamalıyız, onlara hizmet edeceğimiz adımlar atmalıyız.

Devamını oku

18 Aralık sabahı YAY burcunda AY ve Güneş kavuşuyor olacak, yeniay var ve önümüzdeki bir hafta, on günlük süreçte sorular bilmediğimiz yerden gelecek gibi gözüküyor. Hazır olmak, olaylara büyük resimden bakabilmek, yeni yıla girerken farkında olmadığımız, bilincimizin altından yukarıya yükselecek yüklerden kurtulmak için iyicil yaklaşabilmek gerek.

Devamını oku

“BEN” zamanı kendi değerimizi bilip, kendi istek ve arzularımız üzerine gidip, saf olan kalplerin içinden geçen gerçekleri eyleme dökmek ve hayatı kendi öz benlik adımlarıyla deneyimlemek iyidir. İyidir çünkü tanırsın kendini. Koç ile başlıyor bu “ben zamanı” ama artık kendimizi tanımak adına ayrılan sürenin sonuna geldik. Şükür ki artık Koç’un tam karşıtı TERAZİ’ye ulaştık. Birlik olmadan bir “HİÇ” olduğumuzun farkına varma mevsimindeyiz. Mutluluğa, benlikten arınıp, yüreğin yakıtı SEVGİ ile ulaşmaya çalışacağız. Çünkü Terazi dönemi tamamlanmaktır. Bir eş ile bir dost ile paylaşmaktır hayatı. İlişkiler ön planda olacak ve birlikle gelen dengenin tadına varılacaktır bu dönem.

Devamını oku

Evet benim de sinirim bozuk. Mevsim değişiyor. Adapte olması zor. Şikayet çok. Sancı büyük. Yaz bitiyor. “Merhaba sonbahar” iletileri artacak. Kurumuş sarı yapraklı fotoğraflarla mutlu olma oyunu oynayacağız, başka çare yok. En güzel şairlerin, yazarların sonbahar konulu şiirleri, yazıları, alıntıları dönüp duracak. Karpuz peynir ertesi, tatsız pazılı, pırasalı, ıspanaklı, doğal antibiyotik içeren soğanlı ve sarımsaklı sofralarda bir hüzündür çökecek. Maalesef acı, ve fakat GERÇEK. Tıpkı Başak Burcu gibi gerçek.

Devamını oku

Balık Burcu’nun modern yöneticisi NEPTÜN, bizim maneviyatımız, ilahi olanla araya kimseye koymadan kurduğumuz bağdır. Ay ve NEPTÜN bu dolunayda yan yana olduklarına göre mesaj açıktır : Ol’an ol’du, her şey aşikar, durumu kabullen, şükret, dua et, af dile, yardım et. Açık ki ruh (AY), tam turunun son deminde, düştü, kalktı, yoruldu, yoğruldu ve artık beslenme ihtiyacında. O halde, ruhsal çalışmalara yönelmek, çevremizdekilerin acılarını hissedip kayıtsız kalmamak, yardımlaşmak, dilek ve dualarda bütüne fayda sağlayacak cümleler kurmak zamanındayız. Dua ile gönülleri ısıtma zamanı ! ŞİFA bulaşmalıdır evrene. Sen ona, o sana derken, evren arınmalı ve KOŞULSUZ SEVGİ’nin tadına varılmalıdır !

Devamını oku

Güneş’in Başak Burcu’na geçmesi hasat zamanının geldiğini anlatır. Gökyüzü seslenir, der ki; yaz mevsiminin bütün güzelliklerinden faydalandırdım seni, Güneş’in ışığıyla sana zindelik kattım, yaz akşamlarında Ay’ın şavkıyla gönlünü hoş ettim senin. Topraktan, denizden çıkanla sofranı şenlendirdim, eğlendirdim, sana renk kattım, kızıllaştırdım, güzelleştirdim. Şimdi ufaktan karınca misali çalışmaya hazırlan. İyiyi kötüyü ayır. Kendine, yeni mevsime doğru ilerlerken bir çeki düzen ver. Sorumluluklarını hatırla. Mevsim sert geçebilir, sen önlemini al. Geri çekil, şöyle bir bak önüne, ne bozuk gözüküyorsa gözüne düzelt. Yapılacaklar listesini hazırla. Sınıflandır, atılacakları at, tutulacakları tut. Arın, saflaş. Temizlen. Doğallaş. Sadeleş.

Devamını oku

Merkür kendi hızında gittiğinde, bulunduğu burcun özelliklerine göre Güneş’e aksiyon aldırır. Önce fikir akla gelir, sonra zikredersin. Fikir ne ise zikir o dur hesabından, birbirleriyle olan iletişimleri sayesinde akar gideriz. Ve fakat, ne zaman ki; gökyüzünün yaramaz çocuğunun dinlenesi gelir, hızını yavaşlatır işte o zaman ego alıştığı hızdan yoksun olacağından sıkıntılar başlar. RETRO demek, bizim aldığımız aksiyonlarda hata yapma olasılığımızın tam da bu yüzden artması demek.

Devamını oku