Ortalık karışınca, neyi neden yaptığımız bizi tatmin etmemeye başladıkça, kaos kol gezdikçe, amaçsız, geleceksizmiş gibi hissettikçe aslında farkına varmamız gereken şey, aynı yerde aynı kişi olmanın artık bize hizmet etmediğidir. Şimdi, hepimiz bir Akrep’iz, ve karanlığa gözlerimiz alıştı, artık detaylara hakimiz. Karanlığın içindeki ışığı fark ediyoruz. O halde bu dolunayı sancının sonu, doğumun başı olarak görmek çok yeterli bir sebeptir.  Ölünmeli, yeniden doğulmalıdır. Değişim zamanıdır.

Devamını oku

Akrep’in insan üzerinde yarattığı korku başka bir şeydir. Karşı karşıya kaldığınızda büyü yemiş gibi olursunuz. Daha ilk bakışından etki altına alınırsınız. İlk dakikadan karanlıklarınıza sızıverir. Kötü niyetinizi hisseder ve o andan sonra da kendinizi sokulmuş bilin, zehirlenirsiniz, ölürsünüz. Herhangi bir Akrep’le yaşadığınız her neyse, orada mutlaka ölüm ve yeniden doğmanız gereken bir şey vardır. Dönüşüm şarttır. Geri dönüşü de yoktur. Savaştır Akrep. İçsel ve huzursuz bir savaştır. Değişmeye karşı direnciniz işe yaramaz, sizi kendi derinliklerinizle yüzleştirir. Krizler çıkartır. Çözüme doğru gitmek zorundasınızdır ve aksini yapmazsanız yenilgiden kaçamazsınız.

Devamını oku