Her neyi seçersek seçelim, içinde bir anaçlık, bir aidiyet, bir geçmişten iz, bir içlenme olacaktır. Tutulma anının “bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” mesajı altı çizilesi cinsten tabii. Bundan hoşlanmayacak bazılarımız, fakat unutulmasın ki, hepsi bizim seçimimiz. Bilinçli ya da bilinçsiz ölmesi/dönüşmesi/değişmesi gerekenleri biz aslında biliyoruz ve her şeye rağmen “olsun, razıyım, tutunacağım”lar işe yaramayacak haldeler artık ki kaderimiz değişiyor. Ana tanrıça sahnede ve dönüşüm şart. Kraliçe kulağımıza duygularımıza teslim olmamızı fısıldıyorsa, dinlemeliyiz. Duyguların yönetiminde alınan aksiyonlar bizi üzer korkusu olmamalı hiçbirimizde. Tanrıça Artemis ya da tüm canlıların ecesi, her ne kadar görünmese de, bize bir yol gösteriyorsa, bunun bereketini, ekmeğini, rızkını alırız elbet. Buna inanırsak, değişime direnmezsek, hayatımıza ön ayak olursak, her şey elbette daha iyiye doğru olacaktır.

Devamını oku

“BEN” zamanı kendi değerimizi bilip, kendi istek ve arzularımız üzerine gidip, saf olan kalplerin içinden geçen gerçekleri eyleme dökmek ve hayatı kendi öz benlik adımlarıyla deneyimlemek iyidir. İyidir çünkü tanırsın kendini. Koç ile başlıyor bu “ben zamanı” ama artık kendimizi tanımak adına ayrılan sürenin sonuna geldik. Şükür ki artık Koç’un tam karşıtı TERAZİ’ye ulaştık. Birlik olmadan bir “HİÇ” olduğumuzun farkına varma mevsimindeyiz. Mutluluğa, benlikten arınıp, yüreğin yakıtı SEVGİ ile ulaşmaya çalışacağız. Çünkü Terazi dönemi tamamlanmaktır. Bir eş ile bir dost ile paylaşmaktır hayatı. İlişkiler ön planda olacak ve birlikle gelen dengenin tadına varılacaktır bu dönem.

Devamını oku