Burada kolay olanı seçemeyeceğiz maalesef. Dayanıklılığımız mutlaka test edilecektir. Aynı şeyleri yaşayıp farklı sonuçlar elde edemeyeceğimizi artık öğrenmiş olmalıyız. Kolay olmayacak ama uzun zamandır da görmek istemediğiniz gerçeklere kapıyı yine sizin açtığınızı anlayacaksınız. Zaten hiçbir şey sizin dışınızda gelişemez. Tiksindiği çocuklarını gömen Uranos, yerini çocuklarının alacağı korkusuyla onları yutan Kronos, aslında sonlarını hep kendileri hazırladı. Şimdi bize de gökyüzü tarafından karmalarımızı çözme şansı veriliyor aslında. Bilgelik yoluna giriş bileti diyelim. O sorumluluğu üstlenebilme cesaretini gösterebilmeliyiz, böylece hayatımızı Oğlak sağlamlığıyla garantiye alma şansı doğacaktır muhakkak. “Yok yapamayacağım ben” zayıflığı gösterenin sonu iyi değil, tutun aklınızda.

Devamını oku

Toplayıp çıkartacağız, çarpacağız, böleceğiz. Elde ne kalacağını öngöreceğiz. Planımızı yapacak, bu plana bağlı kalacağız. Bazen şaşacak planlar, uymayacak evdeki hesaba, buna da hazır olacak, su koyvermeyeceğiz. Düşeceğiz, belki yanımızda kimse de olmayacak, yalnızlık koyacak belki. Hangi bilge “birileriyle” gelmiş ki o makama zaten, o makama yalandan gelinmeyeceğini bilip, temelleri sağlam atacağız. Ne ekersek onu biçeceğiz hiç bu kadar gerçek olmamıştı, deneyimleyeceğiz. Öldürmeyen acı, güçlendirir, öğreneceğiz.

Devamını oku

Tarihler 2 Aralık 2019’u gösterdiğinde Jüpiter YAY’daki döngüsünü bitirip, OĞLAK burcuna geçiş yapıyor olacak. Gökyüzünün en büyük iyicili kendi yönettiği burç olan YAY’dayken eli çok açıktı, son derece cömert davrandı hepimize. 2019’da haritalarımızda YAY burcunun bulunduğu alanımızda büyük fırsatlar yakalamış olmalıyız. Sınır bilmedi, verdikçe verdi Jüpiter. Şükürlerimizi de çoğaltacak gelişmeler yaşattı bize. Bir sonraki YAY seyahati bundan 12 yıl sonraya denk gelecek. Kendisini teşekkürle uğurluyoruz.
Peki ya OĞLAK’tayken de eli açık olacak mı YAY’daki kadar ?

Maalesef cevabımız olumlu olmayacak. Çünkü Jüpiter gibi sınır bilmez bir gezegen, Oğlak gibi sınırları ve kuralları belirli burçta rahat edemiyor.

Peki bu  “tühh, yandık, eyvah” nidaları atmamızı mı  gerektirir ? Tabii ki hayır, anlatalım.

Devamını oku

Diyorum ki; hayat değişiyor. Elbette her değişim bir kaosu da içinde barındıracak. Bu hep böyleydi, hatırlayın. Derli toplu bir evin altı üstüne gelmiş ve siz kapıyı çekip çıkarak kaçabilemezsiniz. Kaçtığınız dağınıklık nereye giderseniz gidin arkanızdan gölgeniz olur. Şöyle bir durun, yığınları uzaktan seyredin önce, sakinleşin ve nereden başlayacağınızı düşünün. Size hizmet etmeyen neleri çöp torbasına koymanız gerekiyor, son kullanma tarihini çoktan geçirdiğiniz ve fakat hala ağırlığınca duran her ne/kim/duygu varsa vedalaşın. Şu an bu dünyaya aitsiniz ve hala hayatta olduğunuza göre, kütlenizi koruma güdünüz bilgeliğinizin içinde gizli zaten. Tabii ki bilgeyiz, hepimiz dünyaya gelirken kozamızdan çıkmanın yollarını öğreneceğimizi bilerek geldik. Büyümek için buradayız. An o an ki, kendimizi doğuruyoruz. Ömür boyu hamile kalacağımızı düşünmüyorsunuz herhalde.

Devamını oku

Üzgünüz Oğlak’ın doğası bu. Kolayı seçemez. Karması bu. Ama sembolündeki balık kuyruğunu göz ardı etmeyen, kendi derinlikleriyle yüzleşme cesareti gösterebilen, kendi varlığının yarattığı korkudan çok daha değerli olduğuna inanan, her şartta umudunu kaybetmeyenler şu tarafa geçsin. Onlara o büyük denizlerde, her türlü sürprize rağmen hayatta kalma şansı verilecek. Ve rızık, aşılması gereken o denizlerin kıyısında sizi “aşkla” bekliyor olacak. Yola çıkarken küçük iyicil Venüs’ün hepimize gülümseyen yüzü, gözlerimizin önünden gitmesin yeter ki. Ufukta bir Zeus var, kendisine inanmanızı bekliyor, gizli ve hesap etmediğiniz ne varsa karşılaşacak olsanız da, savaşacak gücü ruhunuza üfleyeceğim diyor ! E bize bir şey olmaz o zaman, hadi !

Devamını oku

Farkındalığımız için mükemmel bir dönüştürücü etkidir Satürn. Okuyabilenler için, Satürn bulunduğu yerde bize hangi potansiyellerimizi gerçekleştirmekle yükümlü olduğumuzu gösteren büyük işaretler barındırır. Geçtiği her yerde bir iz bırakacağını unutmamak gerekir. Bulunduğu yeri kurutan doğası sebebiyle, kayıplarımızı deneyimlediğimiz yerde Satürn karşılaşmalarından şüphe edilmez. Ama büyük resimde büyümenin tam da böyle bir şey olduğunu görürüz. Jung’un dediği gibi “ Kişinin kendisini bütünleyebilmesi için, beklentilerinin tam zıddı ile karşılaşıp acı çekmesi bir gerekliliktir”. Satürn aslında bizim beklentilerimizdir ve bunlara ulaşmak için çabalamak, vazgeçmemek, çok çalışmak gerekecektir. Zamanla ve sabırla, çekeceğimiz acıları da yanımıza alarak ilerlerken arkamızdaki büyük güç olacaktır. Satürn ile önemli evrelerde karşılaşan her bireyin hayati bir dikkate sahip olması gerekir.

Devamını oku