31 Ekim akşamı Boğa Burcu’nda gerçekleşecek bir dolunay bekliyor bizi. Güneş’in tam karşısında, Ay’ın da tam yanında URANÜS var ve bize büyük sürprizi olacak belli ki. Gökyüzü yeryüzü ile mesajlaşacak. Belli ki gök gürültüsünü duyacağız, çakan şimşekleri göreceğiz, düşen yıldırımlara şahitlik edeceğiz. Belli ki bizi yeniye hazırlıyor yukarısı. Burcumuz Boğa olduğu için hayatımızdaki değerlerle ilgili çok ani farkındalıklar yaşamayı bekliyoruz. Belki bir şey kaybederiz, belki güvendiğimiz dağlara kar yağar, belki düzenimiz bozulur ya da bir yıldırım düşer hayatımızın tam da ortasına. Ya da bir yıldırım aşkı, devrim tadında bir eylem, bir aydınlanma anı da yaşayabiliriz. Her ne olacaksa yaklaşımımız çok kıymetli olacaktır. Kendimizi paralamak, eziyet etmek, kadere lanet etmek bir seçenek. Ya da; hayat bize ne anlatıyor, bizi nereye götürüyor, neyi seçmemizi istiyor diye düşünerek bir bilinç sıçraması yaşamak da diğer seçenek.

Devamını oku

Gerçekten bazen bu dünyada bir ceza çekiyormuşuz gibi hissederiz. Adem & Havva’ya niye bizi bu dünyaya düşürdüler diye hayıflanan sadece ben değilimdir herhalde. Ruhun bedene hapis hayatlar yaşadığı şu evrende bazı şeyleri bir bulmaca çözer gibi bulmaya gönderilmiş gibiyiz hepimiz. Hepimiz hazine avcılarıyız. Bazılarımız ne aradığını bilirken, bazılarımızsa sürü psikolojisi içinde kendini güvene aldığını sanarak ömürler tüketiyor. Sınırlı düşünebilen varlıklar olarak çok boyutlu/farklı bakış açılarını çoğu zaman göremiyoruz. Sonra olanlar olduğunda da, gelsin ağır yüzleşmeler, büyük hesaplaşmalar. Kalıplaşmış olanın dışına çıkmaya nasıl cesaret edeğizler, bir düzen içindeyken onun yıkımı karşısında nasıl tepki vereceğizler dönedururken zihinde, bir de bakarız ki yeniye geçiş hızımız ışık hızıyla yarışmış da, bırakıvermişiz kendimizi yeni düzene, yeni umutlara, yeni farkındalıklara.

Devamını oku

KOVA Burcu’nda gerçekleşecekse tutulma, kendi fikirlerimizin bizi özgürleştireceği kesindir. Ve KOVA bu ideallerinin peşinde yanında tek bir şey tutar : UMUT ! Her kim ki, kendilerini özgürleştireceği fikirlere tıpkı PROMETHEUS’un zincire vurulmasına rağmen sahip çıktığı gibi yaklaşırsa, ideallerinin peşinde geleceğe umutla bakarsa, bugünü kurtaracaktır. Ve bugünü kurtarmak yarını kazanmaktır ! Şu anımızı problemlerimiz üzerinde durarak değil, umutlarımıza odaklanarak yaşamalıyız, onlara hizmet edeceğimiz adımlar atmalıyız.

Devamını oku

Bu yeniayın, “beni görmemezlikten gelmen mümkün değil” diye bağıran, çağıran, ortalığı karıştıran, elektriği yükselten, son derece isyankar, “sana bir sürprizim var, hazır mısın” tadında bizi büyük heyecanlara gebe bırakan ve değişimin kaçınılmaz olduğu bir doğuma hazırlayan etkisi olacak. Duygusal bağımsızlığını ilan ediyor musun, etmiyor musun sorusunu soran gökyüzünün şakası olmadığını belirtelim. Belli ki bizi bir kaosa sürüklüyor ama kaos denince yüreğiniz sıkışmasın hiç, zira kaos, yeni ve çok daha gelişmiş bir hayat davetiyesidir ve bizi bizim için en gerekli olana taşır.

Devamını oku