Merhaba, Ben Çağla Akgün.
Gökyüzüne geleceği öğrenmek için değil, insanı anlamak için bakıyorum.
Muhtemelen yaşamanın nasıl bir şey olduğunu bilinçli bir merakla, 1979 yılında Güneş Yay, Yükselen Yengeç ve Ay Başak gökyüzü altında dünyaya geldim.
Küçüklüğümden beri gözlemlemeyi sevdim. Kendime ait bir dünya kurabilen bir çocuktum. Ay Dede’yle konuşur, kedileri dikkatle izler, kumların üzerinde usul usul yürüyen deniz minarelerine uzun uzun bakardım. Beni dinlediklerine emindim.
Hafızam iyidir; bunların hiçbiri kendi kendime konuşmak değildi.
Biraz büyüyünce, kafamı gökyüzüne kaldırmanın bana iyi geldiğini fark ettim. O zamanlar yıldızların isimlerini bilmiyordum elbette. Güneş gündüzü aydınlatıyordu, Ay geceye eşlik ediyordu. Hepsi buydu. Ama dünyanın öğrencisi olma yolculuğum çoktan başlamıştı.
Bugün dönüp baktığımda hâlâ kendimi bir öğrenci olarak görüyorum. Öğrenmeyi seviyorum. Merak etmeyi seviyorum. Sanırım hayatım boyunca da böyle devam edecek.
Yıllar içinde pek çok deneyim yaşadım. Güzel aşklar, zor vedalar, başarılar, hayal kırıklıkları, sorumluluklar… Hayat herkes gibi bana da kendi sorularını sordu.
Ben ise hep aynı şeyi yapıyordum.
Gözlemliyordum.
İnsanları…
Hayatı…
Duyguları…
Ve en çok da sonuçları…
Bir süre sonra fark ettim ki asıl merak ettiğim sonuçlar değil, onların sebepleriydi.
Bu arayış beni kitaplara götürdü.
Psikolojiye…
Felsefeye…
Mitolojiye…
Dinlere…
Tarihe…
İnsanı anlamaya çalışan her bilgi alanına…
Okudukça yeni kapılar açıldı ama yalnızca bilgi biriktirmek yetmiyordu. Anlamak başka, yaşamak bambaşka bir şeydi.
Sonra yönümü içeri çevirdim.
Kendimi gözlemlemeyi öğrendim.
Neden bazı seçimleri yapıyordum?
Neden aynı döngüler tekrar ediyordu?
Gerçekten “kendim olmak” ne demekti?
Bu sorular beni zamanla astrolojiyle daha derin bir bağ kurmaya götürdü.
Astroloji benim için hiçbir zaman geleceği söyleyen bir araç olmadı.
Aksine, insanın kendini anlamasına yardımcı olan, sembollerle konuşan kadim bir bilgi alanı oldu.
Gökyüzünün matematiğini, ritmini ve sembolik dilini öğrendikçe hem kendime hem de yaşama daha farklı bakmaya başladım.
Bugün de hâlâ aynı heyecanla öğrenmeye devam ediyorum.
Her doğum haritasını, kendine özgü bir yaşam hikâyesi olarak görüyorum.
Analizlerimde klasik ve modern astrolojinin farklı tekniklerini birlikte kullanıyor; doğum haritasındaki sembolik göstergeleri, dönemsel gökyüzü hareketleriyle birlikte değerlendiriyorum.
Amacım hiç kimsenin yerine karar vermek ya da geleceğe ilişkin kesin sonuçlar sunmak değil.
Benim için astrolojinin en kıymetli tarafı; insanın kendisini daha yakından tanımasına, yaşamındaki potansiyelleri fark etmesine ve seçimlerini daha bilinçli yapmasına katkı sağlayabilmesidir.
Yıllardır yaptığım her analiz bana aynı gerçeği yeniden hatırlatıyor:
Her insanın hikâyesi eşsizdir.
Ve her harita, doğru sorular sorulduğunda kendine özgü bir dil konuşur.
Bugün yollarımız burada kesiştiyse belki de gökyüzünün sembolik diline birlikte biraz daha yakından bakmanın zamanıdır.
Ben hâlâ dünyanın öğrencisiyim.
Ve öğrendiğim her şeyi, etik ilkelerimden ödün vermeden, aynı merak ve heyecanla paylaşmaya devam ediyorum.
Sevgimle,
Çağla Akgün
Hakkımda




