gökyüzü der ki

Her nasip vaktine esirdir ! Yeniay Koç’ta !

Yetmiyor, 5 Nisan Cuma günü saatler 11:40’ı gösterdiğinde, bir de Güneş’i Ay ile buluşturup YENİAY’a varıyoruz. Bundan sonra betondan bile çıkmaya cesaret eden çiçeğin gücünü kutsamak zamanıdır artık. “Başlarım geçmişine, yeni mevsime ulaşmışım ben, hiçbir şeyi dinlemem, yeniyi yeniden yazarım” hallerine giresimiz var, biliyorum. Dilerim yazın o yeniyi, ama engellerle karşılaşma potansiyelimiz de var, hep beraber farkında olalım isterim.

MANİFESTO ! Dolunay TERAZİ’de…

Saatler 04:42’yi gösterdiğinde Ay, Güneş’in tam karşısına geçiyor ve dolunay gerçekleşiyor. Gerginiz ve her şeyin farkındayız. Öyle o haliyle geçinip-gidemez haldeyiz. Teknik olarak nasıl çıkacağımızı biliyor olup, ya-pa-ma-ma hastalığına yakalanmışız tadında bir dolunay yaşıyoruz. Bütün haşmetiyle cillop gibi eşsiz güzellikte Ay yukarda ama, gel gör ki karşısına “kendin değilsin, uyan” diyen Chiron’la kavgada. Yani kendini seçmezsen yaralarım seni manifestosu çekiyor gökyüzü.  

Aç kapıyı bezirgânbaşı, Balık’ta yeniay var !

Kış yorgunluğu sinmiş üzerimize, bir yerlerimizde hep halledilmesi gereken o şeyler hiç bitmek de bilmiyor zaten. Biri biterken öbürü de başlar fesuphanallah misali devrilip dönüyoruz. E dünyadayız çünkü, o döndükçe biz de öyle işte. Şimdi biraz kaçalım diyor gökyüzü, malum Güneş’imiz Balık’ta, teslimiz. Yeni Zodyak yılı başlamadan önce de son yeniayımız kapıda. O zaman gündüz düşleri kurmalı bence. Kalbimizden zihnimize doğru temizlenme niyetleri de koyalım, arınalım, yıkanalım, şifalanalım.  Gök hep açık mavi mavi baksın bize, cemre düşmüş denizleri hayal edelim, berrak ve durgun, huzurlu olsun. Düşleyelim bence. N’olur n’olur diye tutturmadan, saç telimizden ayak ucumuza hissede hissede o düşün kendisi oluverelim. Şöyle bi’ yayılalım, dağılalım. Sınırımız olmasın, deryalar kucaklasın, nereye çekerse denizler bizi, oraya gidelim.

PANDORA’nın kutusunun içindeki UMUT…KOVA’da Yeniay var !

5 Şubat 2019’a girdiğimizin üçüncü dakikasında KOVA BURCU’nda bir YENİAY gerçekleşiyor. Reform ayağımıza gelmiş, yenilenin der gibi duruyor. Kullan bütün bilgi birikimini, öğrendiklerini uygula, fikrini eyleme geçir, e hadi tavrında. Pandora’nın kutusunda kalan umudu kim istemez ? Aç o kutuyu. İçindeki umudu çıkar. İnanmayacaksın ama Zeus da yardım edecek buna, canım Jüpiter yani, YAY haliyle nasıl da cömert !

Alkış istiyor gökyüzü. Aslan Burcu’nda Ay tutuluyor !

21 Ocak 2019 sabahı, saatler 08:15’i gösterdiğinde Ay sadece dolunay değil, aynı zamanda Aslan Burcu’nun 0 derecesinde bir SÜPER AY TUTULMASI gerçekleşecek. Ay tutulmaları çok kişisel seçimlerimize dem vurur ve dolayısıyla duygusal tepkilerimiz önem kazanır. Güneş’e karşıt duran Ay, bizi de yeryüzünde duygu-mantık ikileminde bırakacak konularla karşılaştırır. Kendimizi engellenmiş gibi hissedebiliriz ve değişime direnç göstermekle hiç iyi etmeyiz. Gökyüzünün binlerce yıldır gözlemine dayanarak elde edilen sonuçlarına göre şunu çok net söyleyebiliriz ki; tutulmalar bize önemli farkındalıklar katıp hayatımızı değiştirir, geliştirirler. Bu kaçınılmaz sondur her canlı için, bu sebeple olana-değişime teslimiyet işlerimizi kolaylaştıracaktır.

Tutuluyor Güneş, OĞLAK’ta !

6 Ocak 2019’da saatler 04:28’i gösterdiğinde Güneş ve Ay Oğlak Burcu’nda yenilenecek, Güney Ay düğümü bu kavuşuma çok yakın olduğu için de GÜNEŞ TUTULMASI gerçekleşecek. Kelebek, içgüdüsel olarak kozasından çıkmak isteyecek ve büyük yaşam mücadelesi başlayacak. Mevsim kış. Engel çok, malzeme kısıtlı. Üşüyorsun ama battaniye boyuna yetmiyor gibi bir şey. İlerlemek istiyorsun ama çizilen sınırlar var. Bir an önce bahar gelsin istiyorsun ama önünde bir sürü gece, bir sürü gündüz, bir sürü saat, bir sürü dakika var. Ama ne olursa olsun bırakmıyoruz kendimizi. Çiçekler toprak ıslanmadan ve ısınmadan açamaz, açsa da şartlara dayanamaz, iyi biliyoruz.

2019

2019’da yükselen burcunuza göre sizi ne bekliyor ?

Bazen başa fena belasın Venüs…Retro başlıyor !

Venüs’ün astrolojide en ifade bulduğu alan sevgiye olan yaklaşımımızdır aslında. Sevgi uyum ister, huzur ister, paylaşmak ister, aşk sever, flört etsin ister. En zararlı olduğu yer Akrep’tir. Kriz sevmez Venüs, huzursuz ikircikli işlerden hoşlanmaz. Ya benimsin, ya toprağınsın tadında takıntılı ve manipülatif durumlar karşısında başarılı olamaz. Bu yüzdendir Troya savaşında Diomedes tarafından yaralanınca Zeus, Afrodit’e “ sen savaştan uzak dur, senin işin savaşmak değil sevişmek” demişti. Akrep’teyken ikili bir savaş halindedir Venüs ve bu savaşın kazananı yoktur !

Tevazu bir erdem değildir ! Dolunay KOÇ’ta !

Yukarısı karışık, Satürn-Güneş/Ay-Merkür kavga kıyametteler. Zor zor olalı böyle zor olmadı tadındalar. Herkes birbirine meydan okuyorsa yukarda, kazanan kim olacak sorusunun cevabı için gözleri SATÜRN’e çevirin derim. Satürn’ün, yani bizi disipline eden gezegenimizin, büyük öğretmenimizin şakası yok, iyi hal indirimi falan olmaz bunda. Ona çalışarak, emek vererek göstermek zorundayız kendimizi, söz dinleyeceğiz. Temeli sağlam olmayan yapılarda barınmayacağız. Her şeye rağmen “olsun, ben razıyım” cesaretimiz de takdir falan edilmeyecek. Gariban edebiyatı işlemeyecek. Göze alacağız bazı şeyleri, kendimiz olurken verdiğimizi sandığımız kayıplarımızın kazanç olduklarını unutmayacağız.

Çay koyalım hadi, Eylül geldi…

Eylül diyorum, geldi, gökyüzü de biraz sakinler şimdi. Denizler düzleşir. İyi haberler var. Ama gezegenler de mevsimler gibi değişecek. Farkında olmak için inceledim uzun uzun. Döktüm Eylül’ü ortalara. Merak eden, farkında olmak isteyene, iyi gelsin dileklerimle. Çay da içilir yanında bence.