gökyüzü der ki

Safi sevme vakti ! Balık dönemi…

Su grubunun değişken burcu Balık ile bir döngüyü kapatırken, denizlerde kaybolmak gerekir. Kıyılarda soyunup, kendimizi suya bırakma içgüdümüzü dinlemeli ve kuvveti yitirmemeliyiz. Geçmişi geçmişte bırakmak bununla mümkün olabilir. Balık, suda yönsüz ve akıntıya teslim olarak ilerledikçe hayallerini gerçeğe dönüştürebilecek gücü içinde bulabilir. Karma çözümü kabulle gelir, farkındalıkla sakinleşen ruhlarımızın şifresidir teslimiyet. Gözlerdeki parlaklığın geri gelmesi için düşlere kuvvet gerek ve derin sularda değişe dönüşe çıktığımız yolculuğun sonu, yine yeni bir başlangıcı hazırlar.

Özgürlük kazanacak, KOVA BURCU’nda Güneş TUTULACAK !

KOVA Burcu’nda gerçekleşecekse tutulma, kendi fikirlerimizin bizi özgürleştireceği kesindir. Ve KOVA bu ideallerinin peşinde yanında tek bir şey tutar : UMUT ! Her kim ki, kendilerini özgürleştireceği fikirlere tıpkı PROMETHEUS’un zincire vurulmasına rağmen sahip çıktığı gibi yaklaşırsa, ideallerinin peşinde geleceğe umutla bakarsa, bugünü kurtaracaktır. Ve bugünü kurtarmak yarını kazanmaktır ! Şu anımızı problemlerimiz üzerinde durarak değil, umutlarımıza odaklanarak yaşamalıyız, onlara hizmet edeceğimiz adımlar atmalıyız.

İlim, ilim bilmektir. İlim kendini bilmektir ! Aslan Burcu’nda Ay tutulması !

Kalp Çakrası’na odaklanıyorum, kendisi dördüncü çakradır. Bilinir ki Hz Muhammed (asm), miraca çıkarken geçtiği yedi boyutun dördüncü katında Hz İdris ile tanışmıştır. Bu sebeple derler ki, dördüncü çakranın peygamberi Hz. İdris’tir. Yıldızlarla ilgili en derin bilgilerin bahşedildiğidir Hz İdris ve bir sözü var : “İyi huyların en üstünü; kırgınlık halinde doğruluk, sıkıntı halinde cömertlik, ceza vermeye gücü yettiği halde affetmektir”. Ve bilir misiniz Aslan Burcu’nun olumlu özellikleridir “üstünlük”, “cömertlik”, “affetme yüceliği”. Sırlarla dolu evrende sorduğumuz soruların cevaplarına ulaşmak için kalbimizin sesine ihtiyacımız vardır. O sesin her duyguda doğruluğundan emin olmanın yolunu göstermiş sanki Hz İdris. Ne tesadüf ki, ayın 31’inde gerçekleşecek Ay Tutulması, ve üç artı bir’in toplamı dört.

E bize bir şey olmaz o zaman, hadi ! Yeniay Oğlak’ta !

Üzgünüz Oğlak’ın doğası bu. Kolayı seçemez. Karması bu. Ama sembolündeki balık kuyruğunu göz ardı etmeyen, kendi derinlikleriyle yüzleşme cesareti gösterebilen, kendi varlığının yarattığı korkudan çok daha değerli olduğuna inanan, her şartta umudunu kaybetmeyenler şu tarafa geçsin. Onlara o büyük denizlerde, her türlü sürprize rağmen hayatta kalma şansı verilecek. Ve rızık, aşılması gereken o denizlerin kıyısında sizi “aşkla” bekliyor olacak. Yola çıkarken küçük iyicil Venüs’ün hepimize gülümseyen yüzü, gözlerimizin önünden gitmesin yeter ki. Ufukta bir Zeus var, kendisine inanmanızı bekliyor, gizli ve hesap etmediğiniz ne varsa karşılaşacak olsanız da, savaşacak gücü ruhunuza üfleyeceğim diyor ! E bize bir şey olmaz o zaman, hadi !

9 Ocak 2018, Ba’sü ba’de’l mevt anı !

“Eskidendi, çok eskiden” hissi bir vazgeçiş değildir, kendinize geliniz ve hayat devam ediyor biliniz. Aksine, yüzünüze oturan bilge bir gülüştür kendisi. Bu bilgelikle belki yavaş ve fakat sağlam adımlar atmanın tam zamanıdır. Ölen, giden, yok olan bir şey yoktur. Ama evrilen, dirilen, yenilenen ve her daim kendine yeniden doğan vardır. Bize dairdir, ve gayet gerçek, gayet hatırda tutulması gerekendir.

Hazır mısın ? Kayıttayız ! Dolunay Yengeç’te !

Biliyor musun, bugün verdiğin kararlar hem ruhuna hem de bedenine kodlanacak ve sen ne kodlarsan kendine, onu yaşıyor olacaksın. Çünkü bir su grubu dolunayı yaşıyoruz ve suyun hafızası var ! Her şey kayıtta şu an. Kendini yazıyorsun. Bu dolunayda bilinçaltı öyle açık ki, hadi bana bir şey ver, sana seni vereyim diyecek. Sen kimsin, kim olmayı seçiyorsun onu yazacaksın oraya. Ve bilirsin, yazı hep kalandır !

İç özgürlüğünü muhafaza et. Yeniay YAY’da !

18 Aralık sabahı YAY burcunda AY ve Güneş kavuşuyor olacak, yeniay var ve önümüzdeki bir hafta, on günlük süreçte sorular bilmediğimiz yerden gelecek gibi gözüküyor. Hazır olmak, olaylara büyük resimden bakabilmek, yeni yıla girerken farkında olmadığımız, bilincimizin altından yukarıya yükselecek yüklerden kurtulmak için iyicil yaklaşabilmek gerek.

O iş bende. Satürn Oğlak’ta !

Farkındalığımız için mükemmel bir dönüştürücü etkidir Satürn. Okuyabilenler için, Satürn bulunduğu yerde bize hangi potansiyellerimizi gerçekleştirmekle yükümlü olduğumuzu gösteren büyük işaretler barındırır. Geçtiği her yerde bir iz bırakacağını unutmamak gerekir. Bulunduğu yeri kurutan doğası sebebiyle, kayıplarımızı deneyimlediğimiz yerde Satürn karşılaşmalarından şüphe edilmez. Ama büyük resimde büyümenin tam da böyle bir şey olduğunu görürüz. Jung’un dediği gibi “ Kişinin kendisini bütünleyebilmesi için, beklentilerinin tam zıddı ile karşılaşıp acı çekmesi bir gerekliliktir”. Satürn aslında bizim beklentilerimizdir ve bunlara ulaşmak için çabalamak, vazgeçmemek, çok çalışmak gerekecektir. Zamanla ve sabırla, çekeceğimiz acıları da yanımıza alarak ilerlerken arkamızdaki büyük güç olacaktır. Satürn ile önemli evrelerde karşılaşan her bireyin hayati bir dikkate sahip olması gerekir.

Dolunay bahane, Neptün şahane !

Anne karnındaki ekmek elden su gölden yaşamak tatlılığını bir düşünün. Duygusal ve fiziksel güven altında, anneye bağımlı bir zaman dilimindeyizdir. Zamanı gelip de doğduğumuzda o sıcak ve güvenli ortamdan koptuğumuz için acı çekeriz, ağlarız. Bizi sakinleştirecek, besleyecek, huzur hissettirecek duygular ararız. Neptün zor açılarda tam da bu duyguya geri dönüş ister bizden. Hassasiyetimiz anne karnına geri dönmeyi arzulamamızı isteyecek kıvama kadar getirebilir bizleri. “Lütfen beni uyutun, her şey eski haline geldiğinde uyandırırsınız” hissini yaşayan çok kişi olacaktır. Kendimizi bu vaziyette yakaladığımızda, bu kadar aşırı duyarlılığı, üretmeye çevirebiliriz.

KAYNAĞIN AKIŞINI TAKİBEN…GÜNEŞ YAY’da !

Hayat YAY’a güzel derler. Çünkü anda kalmayı, eğlenmeyi, neşenin önemini, pozitif bakış açısına sahip olmanın tadını en çok onlar çıkartır. Öğrenmek için kaynak neresiyse oraya aktıkça yolu mutlaka ışıklandırılır bir YAY’ın. Zayıflıklarının üstesinden gelmesi ona zor olsa da, bilir ki kurtuluşu yaradana olan inancıdır. Kendine fütursuzca güvenmesinin altında yatan yegane temeli budur YAY’ın. Yukarısı YAY temalarını işaret ediyorsa, biz de bu süreçte aşağıda bu temaları hayatımızın içine dahil edebilmeliyiz. 2017’yi uğurlarken, tıpkı ZİUSUDRA’nın GILGAMEŞ’e öğütlediği gibi her anı son anımızmış gibi yaşamalı ve kaynağın akışını takip etmeliyiz.