astroloji

Aslan bazen ısırarak sever ! Güneş Tutulması Aslan’da…

Aslan’ın birinci olayı var olmak, ikinci olayı ise tanınmaktır. Böylece özgüvenini yükseltecek ve risk de alacaktır. Burada Aslan Burcu’nun yaşamındaki sınavlarından birinin bu manipüle oyununda kendini büyük görme tehlikesiyle karşı karşıya kalması olduğu açıktır. Bu güdüyle hareket ederek kendini gerçekleştireceğine inanır fakat, kendi yaratıcı gücünü de baltalayabilir. Bu sebeple karşıtı Kova Burcu’nun hümanist ve adil yanlarını öğrenmesi beklenir. Bu dengeyi kurdukça koruyucu özellikleri parlayacak ve sahnede doğal yoldan ve hakkıyla parlayacaktır.

Türbülanstayız !

Şimdilerde pek yiğit gökyüzü, hem de çok yağız. Hem de çok bağımsız. Onun düzeninde milim şaşma yok, şaşanlar işte biz yerdeki çıldıranlar. Sakin olacağız. Seçimlerimizi yaptık, son onaya gönderdik. Gerekirse kopartıp bir uzvumuzu, öyle ilerleyeceğiz ve lakin mutlaka özgürleşeceğiz. Zihin karışık, egoya yetişemiyor, mücadele yetersizlik hissi veriyor, yapı yavaş, dönüşüm çok ağır ilerliyor. Psikolojik yorgunluk tehlikesine açığız evet. Ama türbülans kurallarını harfiyen yerine getiren, yeni düzene geçişi nispeten yumuşak atlatır. Her bir şey içine kaçmış gibi olsa da evet bu da mümkün, zira nadirdir, Kronos ve Uranos yukarda iyi geçinmeye niyet etmiş durumdalar. O halde, iki kaşın ortasındaki bilgiye ve bilgeliğe erişmek için destekleniyorum, haberim olsun.

Ana tanrıça sahnede, Güneş Tutulması Yengeç’te !

Her neyi seçersek seçelim, içinde bir anaçlık, bir aidiyet, bir geçmişten iz, bir içlenme olacaktır. Tutulma anının “bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” mesajı altı çizilesi cinsten tabii. Bundan hoşlanmayacak bazılarımız, fakat unutulmasın ki, hepsi bizim seçimimiz. Bilinçli ya da bilinçsiz ölmesi/dönüşmesi/değişmesi gerekenleri biz aslında biliyoruz ve her şeye rağmen “olsun, razıyım, tutunacağım”lar işe yaramayacak haldeler artık ki kaderimiz değişiyor. Ana tanrıça sahnede ve dönüşüm şart. Kraliçe kulağımıza duygularımıza teslim olmamızı fısıldıyorsa, dinlemeliyiz. Duyguların yönetiminde alınan aksiyonlar bizi üzer korkusu olmamalı hiçbirimizde. Tanrıça Artemis ya da tüm canlıların ecesi, her ne kadar görünmese de, bize bir yol gösteriyorsa, bunun bereketini, ekmeğini, rızkını alırız elbet. Buna inanırsak, değişime direnmezsek, hayatımıza ön ayak olursak, her şey elbette daha iyiye doğru olacaktır.

Gök kubbe sırtımızda, Dolunay Oğlak’ta !

28 Haziran Perşembe sabahı saat 07:52’de Oğlak burcundaki Ay ile, Yengeç burcundaki Güneş tam karşıt halini alacak ve dolunay meydana gelecek. Duygularımızın gezegeni Ay’ın Oğlak konumu pek tatsızdır. Kendimizi yalnız hissederiz bu konumda, pek bir ifadesiz, pek umutsuzuzdur. Korkarız bir şeylerden. Maneviyatımızı ortaya çıkarmak en güzel çözüm olabilirdi bu dolunayda ve fakat gel gör ki, irademiz çok sıkışık bir alanda konumlanmış. Kontrol edemediğimiz alandaki ışık bizi korkularımızla yüzleştirecek gibi duruyor. Karmalar bir bir gözümüze gözümüze sokulabilir, endişeler ve sonrası anksiyetelerle nasıl baş edeceğimizi bilemez hale gelebilir etkilerde olabiliriz. Korkular, ah o korkular, cılız umudumuza karşı nasıl da acımasızlar !

En kötü karar, iyidir kararsızlıktan. Terazi’de Dolunay !

Işık tanrısı HELİOS ki, GÜNEŞ ile ifade bulur, her sabah şafaktan hemen sonra dört beyaz ve güçlü atıyla doğudan yola çıkar ve batıya ilerler. Vardığı yerde yorgun atlarını dinlendirmek için geceyi AY’a emanet eder. Ertesi gün tekrar doğudan yine yola koyulur. Bu döngü, sonsuz neresiyse oraya kadar da devam edecek. Ve biz insanoğlu da kendi sonsuzluğumuza kadar, her sabah kendimizi yeniden ve ışık parlaklığında yaratacağız. Doğan her yeni günün rızkı yazılıdır ve hepimiz bu rızıktan nemalanmışızdır, unutursak kururuz !

Yara varsa, şifa da var. Balık’ta yeniay !

Balık demek teslimiyet demek. Yüksek maneviyat demek. Zorlamamak, değişken şartlara ayak uydurabilmek demek. Düşler, idealler demek. Yeni Zodyak yılı başlangıcından önce seller demek, dolayısıyla kaos da demek. Düzen öncesi son kaostayız. Yüklerimizi sakince bırakarak arınmak gayesi içinde olmalıyız. Yaralarımızı sarmamız için güzel bir zaman dilimindeyiz. Ters giden yerlerde “egolarınca” savaşacaklara sıkıntılı günler, “kabule geçenlerce” teslim olanlara ise şifalı günler kapıda. Öfkeyle kalkıp zararla oturacağımıza, bizi öfkelendiren duyguya yoğunlaşırsak iyileşiriz. İçinde bulunduğumuz durumun kişilerden bağımsız olduğunu bilir, hiçbir şeyin kendi dışımızda gelişmediğini, o şartları kendimizin oluşturduğunu anlarsak yolumuza yüksüz devam edebiliriz.

Retro Meselesi

Yakın zaman aralığında üç önemli gezegen retrosu yaşayacağız. Merkür Koç Burcu’da 23 Mart 2018 – 14 Nisan 2018 arası, Jüpiter Akrep Burcu’nda 9 Mart 2018 – 12 Temmuz 2018 arası, Satürn ise Oğlak Burcu’nda 18 Nisan 2018 – 8 Eylül 2018 arası geri hareketinde olacak. Yani retro tarihleri aralığında Merkür, Jüpiter ve Satürn kendi olması gereken enerjilerini gösteremeyecek ve bizim içselleştirmemiz gereken konuların altını çizecek. Bahsi geçen gezegenlerin ifade ettiği alanlara dikkat kesilmemiz gerekecek.

Gökte şifa hazır ve nazır. Dolunay BAŞAK’ta !

Şimdi, koşulsuz olana kendimizi bırakasımızın geldiği, biraz leyla, biraz hayalperest takılıp gittiğimiz BALIK yoğunluğundaki günlerimizin tam karşısına AY gelmiş de, bizi tüm parlaklığıyla uyandırma gayreti içinde. Biz de onu yine “sevimsiz” bulmaya meyilli duruşumuzla yüz buruşturuyoruz. Neden ? Çünkü AY Başak konumundayken düşük. Ama biliyor musunuz, Ay gökte Başak’tayken, düzenli olursan için rahat edecek der. Var olan sorunları üşenmeden ele al, disiplinle üzerinde dur ister. Her şeyi kontrol altına almamız için güzel bir zaman dilimindeyiz diye uyarır. Kendine dikkat et, emek ver, derlen, toplan, arın ister. Ama biz âdemoğulları hayallerde ve mutluyduk, duygularımız şelaleydi, rüyalara dalmıştık, şimdi nereden çıktı bu düzen-disiplin kafasıyla BAŞAK’ı yine itici bulmaya eğilimliyiz.

İç özgürlüğünü muhafaza et. Yeniay YAY’da !

18 Aralık sabahı YAY burcunda AY ve Güneş kavuşuyor olacak, yeniay var ve önümüzdeki bir hafta, on günlük süreçte sorular bilmediğimiz yerden gelecek gibi gözüküyor. Hazır olmak, olaylara büyük resimden bakabilmek, yeni yıla girerken farkında olmadığımız, bilincimizin altından yukarıya yükselecek yüklerden kurtulmak için iyicil yaklaşabilmek gerek.

O iş bende. Satürn Oğlak’ta !

Farkındalığımız için mükemmel bir dönüştürücü etkidir Satürn. Okuyabilenler için, Satürn bulunduğu yerde bize hangi potansiyellerimizi gerçekleştirmekle yükümlü olduğumuzu gösteren büyük işaretler barındırır. Geçtiği her yerde bir iz bırakacağını unutmamak gerekir. Bulunduğu yeri kurutan doğası sebebiyle, kayıplarımızı deneyimlediğimiz yerde Satürn karşılaşmalarından şüphe edilmez. Ama büyük resimde büyümenin tam da böyle bir şey olduğunu görürüz. Jung’un dediği gibi “ Kişinin kendisini bütünleyebilmesi için, beklentilerinin tam zıddı ile karşılaşıp acı çekmesi bir gerekliliktir”. Satürn aslında bizim beklentilerimizdir ve bunlara ulaşmak için çabalamak, vazgeçmemek, çok çalışmak gerekecektir. Zamanla ve sabırla, çekeceğimiz acıları da yanımıza alarak ilerlerken arkamızdaki büyük güç olacaktır. Satürn ile önemli evrelerde karşılaşan her bireyin hayati bir dikkate sahip olması gerekir.